Monthly Archives: Februaro, 2018

Esperanto Biliyor musunuz? (v0.3)

AEL’in izni ile:

“LIGA ARGENTINA DE ESPERANTO
Reedición 2011
Con permiso de traduccion adaptada a Turquia.”

Kapak tasarimi (küçük)İspanyolca’dan tercüme ettiğimiz, Arjantinli Jorge Hess‘in yazdığı ve uzun yıllar Arjantinde eğitim kitabı olarak kullanılan “¿SABE USTED ESPERANTO?” veya “Esperanto Biliyor musunuz?” adlı yeni eğitim kitabımızın son sürümünü (v0.3) buradan indirebilirsiniz.

Orijinal kitaba göre daha üstün bir özellik, kitabın sonunda 1350 den fazla kelimeden meydana gelen Esperanto-Türkçe ve Türkçe Esperanto iki yönlü sözlük bulunmasıdır.

244 sayfalık bu kitabı indirmek için resmin üzerine veya bu linke tıklamanız yeterlidir.

 

mp3İlk sekiz konuda seçilmiş cümleler için .mp3 formatında ses dosyaları mevcuttur. Ses dosyaları için bu linke ‘e veya yandaki resmin üzerine tıklayabilsirsiniz. İndireceğiniz bu zip‘li dosyayı açıp içindeki ses dosyalarını pdf kitabınızın bulunduğu dizine koyarsanız kitap içindeki altı çizili cümlelere tıkladığınızda okunuşlarını dinleyebileceksiniz.

 


 

Kun permeso de AEL:

“LIGA ARGENTINA DE ESPERANTO
Reedición 2011
Con permiso de traduccion adaptada a Turquia.”

estas tradukita nova lernolibro al la turka lingvo, kun plenaj gramatikaj eksplikoj el la turka vidpunkto. “¿SABE USTED ESPERANTO?” originale verkita en la hispana lingvo pere de Jorge Hess dum longaj jaroj estas uzata kiel lernolibro en Argentino. Kaj la libro nun estas en turka lingvo sub la nomo “Esperanto Biliyor musunuz?”. Eble iu pli supera aspekto de tiu versio estas la vortaro en la fino de la libro kiun konsistas preskaŭ 1350 esperantaj vortoj kaj estas uzebla ambaŭdirekte, t.e. kaj el la turka kaj el Esperanto.

Ĉi tiu estas la fina versio (v0.3) kaj espereble ne ekzistas eraroj en ĝi.

Por elŝuti la 244 paĝan libron bonvolu surklaki sur ĉi tiu ligilo aŭ sur la kovrilbildo de la libro supre.

En la unuaj 8 lecionoj estas frazoj por kiu ekzistas ankaŭ aŭdiiloj en .mp3 media” formato. Vi povas elŝuti zipitan dosieron de tiuj aŭdiiloj el ĉi tiu ligilo. Vi ankaŭ povas surklaki sur la bildeto supre. Se vi malfermos la zipitan dosieron kaj kopios la aŭdiilojn en la sama dosierujo kie via pdf libro estas, tiam,  kiam vi surklakos sur la subliniitajn frazojn en via libro vi aŭskultos kiel oni prononcas ĉi tiujn frazojn.

Advertisements

Uluslararası Ana Dili Günü (21 Şubat 2018)

21 Şubat 2018
Uluslararası Ana Dili Günü

Esperanta kalendaro - 0221 - 2018 Tago del la Gepatra Lingvo - TR kucuk21 Şubat 1952 günü polis Dakka Üniversitesinde (Doğu Bangladeş), bugünkü Bangladeş’in başkentinde gösteri yapan bir çok öğrenciye ateş açarak öldürdü. Öğrencilerin gösteri sebebi ana dilleri olan Bengal dilinin (bangla / bn / বাংলা ভাষা) varlığının tanınması idi çünkü universitelerinde bu dil ülkedeki güçlü kesimin konuştuğu başka bir dil ile yer değiştirilmek isteniyordu.

Dünyanın bir çok yerinde ve tarih boyunca farklı şekillerde yinelenen bir mesele idi bu. Sadece Asya’da değil, başka kıtalarda ve bir çok Avrupa ülkesinde de olduğu gibi. Bu, pratik olarak ekonomik, politik, askeri ve ülke gücü gibi yöntemlerle diğer ülke ana dillerini olumsuz etkileyecek şekilde bugün İngilizce dili lehinde de gelişmektedir. “Ben güçlüyüm, sen sus veya konuşacaksan benim dilimi konuş”.

Birçok dilbilimcinin de belirttiği gibi, dillerin yavaş yavaş yok olması, ölmesi ve toplumların büyük entellektüel zenginliklerini kaybetmesi bu şekilde oluşmaktadır.

Ana dillerin yok olması ve yerine gelen dile yeterince hakim olunmaması sonucunda sosyal adaletsizlik ve psikolojik problemler ortaya çıkmaktadır. Başka gerçeklerin de farkında olunması gereklidir: biyolojik ve dil çeşitliliği birbirinden ayrıştırılamaz, birbirlerine bağlı ve dayanan şeylerdir. Dilsel çeşitliliğin kaybolması, yaşam için sürdürülebilir biyolojik çeşitlilik için gerekli olan geleneksel bilginin de kaybedilmesidir. (64. BM-STK-konferansı, Bonn, 2011 (1), Terralingua (2) son beyannamesi)

17 Kasım 1999’da UNESCO 21 Şubat gününü Uluslararası Ana Dili Günü olarak ilan etmiştir. 2007’de Birleşmiş Milletler genel asemblesi (3) üye ülkelere “Dünyada konuşulan tüm dillerin korunması ve gözetilmesi çabalarının daha ileri götürülmesini” tavsiye etmiş, aynı zamanda 2008 yılını da Ulsulararası Diller Yılı olarak belirtmiştir. (4)

2014 yılında Unesco web sayfasında Genel Direktör Irina Bokova’nın mesajını Esperanto dilinde de yayınlamıştır. (5)

Tüm bunlarla Esperanto dilinin ne ilgisi vardır? Bu günün temel değerleri, her insanın kendi dilini konuşma hakkı ve çeşitililik, aynı zamanda dünya Esperanto hareketinin de savunduğu değerlerdir. Biz esperantistler hiç bir dilin yok olmasını istemiyoruz, konuşanlarının dil haklarına saygı kapsamında, tüm dillerin varolmasını ve dünyada iletişimde dilsel adaletin gerçekleşmesini istiyoruz. Herşeyin ötesinde güçlü ekonomisi ve askeri açıdan gücü olanların yaptığı gibi, Esperanto’nun diğer dilleri yok etmeye çalışmadığının altını çizebilmek için Uluslararası Esperanto Birliği (Universala Esperanto-Asocio, UEA) bu amaçla bu günü uzun yıllardan beri ciddiyetle kutlamaktadır.

Bayan Vigdís FINNBOGADÓTTIR’ın (İslanda Cumhuriyeti başkanı 1980-1996) dediği gibi, Esperanto aslında diğer dillerin yok olmasına karşı bir koruyucu araçtır: “Değişik ulusların, tarafsız bir dilin kendi kültürlerinin monopolcü bir veya birkaç dilin etkisine karşı koruyucu bir kale duvarı olduğunu, anlamaları vakti gelmiştir. Bu konu bugün gittikçe daha fazla belli olmaktadır. Esperanto’nun hızlı gelişip dünyadaki tüm uluslara yardımcı olacağını samimiyetle umuyorum.” (6)

Belki biri hala soruyordur: “Neden Esperanto?“. Nedeni basittir. Esperanto’nun arkasında ne devletler, ekonomik çıkarlar, emperyal çabalar, ne de diğer halkları, onların dillerini yok etmeyi veya pazarlarını ele geçirmeye amaçlayan halklar yoktur. Esperanto’nun arkasında sadece her dil ve kültür için adaleti ve bunların arasında barışı amaçlayan çeşitli halkardan ve uluslardan iyi niyetli insanlar vardır.

Her hangi bir dilin konuşmacılarının haklarını güçlendirmek Esperanto’nun da katkıda bulunduğu bir amaçtır” (Prof. Robert Phillipson (7)).

Esperanto adil iletişime ve dolayısı ile uluslar, kültürler ve halklar arasındaki adil ilişkilere ivme kazandıran bir araçtır.

“… Umuyorum ki Esperanto çeşitliliği destekleyen ve birlik yaratan bu iki yölü rolü yerine getirmeye devam edecektir” (Rita Izsák-Ndiaye, BM Özel Raportörü. (8))

Devamında, uluslararası iletişimde köprü dil Esperanto’yu kullanarak dilsel hak eşitliliğini gerçekleştirip herkesin kendi dilini yaşatmasına yardımcı oluyoruz. Tüm dünyadaki Esperanto konuşanların 21 Şubat günü dünyaya iletmek istedikleri net mesaj budur.

Uluslararası dili Esperanto’yu tanıyın: www.lernu.net! (9)

Türkçe’ye çeviren: Vasil Kadifeli, Türkiye 
Al la turka tradukis Vasil Kadifeli, Turkujo

 


Uluslalarası Esperanto Birliği, UEA‘nın bilgilendirme bölümü (10)
Renato Corsetti, Stefano Keller, Emilio Cid, Vasil Kadifeli, kun teamanoj
Afişler: © Peter Oliver/UEA ve farklı ülkelerden tercümanlar.
http://www.linguistic-rights.org/21-02-2018


ESPERANTO TÜRKIYE – Türk esperantistleri web sayfasi
Retpaĝo de la turka esperantistaro: https://esperantoturkiye.wordpress.com
Facebook: ESPERANTO TÜRKIYE
Esperantistler Uluslararası Ana Dili Gününü neden kutlamaktadırlar?
→ Milliyet Blog (2017) | → ESPERANTO TÜRKIYE (2017)

 


1) www.linguistic-rights.org/dokumento/Final_declaration_64th_UN_DPI_NGO_Conference_Bonn_2011_amendments_Universala_Esperanto_Asocio_UEA.pdf(BM dokümanının arşiv kopyası: PDF)
2) www.terralingua.org/our-work/linguistic-diversity
3) www.un.org/en/events/motherlanguageday
4) 2008 – International Year of Languages | http://www.un.org/en/events/iyl/
5) www.unesco.org/new/en/unesco/events/prizes-and-celebrations/celebrations/international-days/international-mother-language-day-2014 (arşiv kopyası: PDF)
6) http://www.linguistic-rights.org/uea/Justa_Komunikado_Lingva_Justeco_Vigdis_FINNBOGADOTTIR_prezidento_de_la_Respubliko_Islando_1980_1996.pdf
7) www.linguistic-rights.org/esperanto-125/Dr-Robert-Phillipson-Professor-emeritus-125-years-of-Esperanto.html – Dr. Tove Skutnabb-Kangas
8) www.linguistic-rights.org/esperanto-125/Rita-Izsak-UN-independent-expert-on-minority-issues.html
9) www.lernu.net
10) Universala Esperanto-Asocio (UEA) – www.uea.org

_________________

Kaynak: http://www.linguistic-rights.org/21-02-2018/21-Subat-2018-Uluslararasi-Ana-Dili-Gunu.html

Esperanto diline layık mıyız? / Ĉu ni meritas Esperanton?

Eo diline layık mıyız.Neden bu soruyu soruyoruz?

Cevabı çok kolay ve basit. Ne yazık ki insanlık bugün Esperanto dilini anlamak ve değer vermek için henüz yeterince olgunlaşmış görünmüyor. Henüz gelişimimizin o basamağına ulaşabilmiş değiliz. Ancak günün birinde oraya vardığımızda  bu dilin gerçek değerini anlayabileceğiz.

Anlaşılan o ki Dr. Zamenhof bu dili aslinda biraz erken yaratmış oldu. Belki bir kaç yüzyıl daha beklemesi gerekiyordu.

Günümüzde konusunda yetkin ve zeki saydığımız kişiler bile, örneğin dilbilimciler, yazarlar, gazeteciler vs, hala bu dil konusunda negatif düşünüyorlar. Arkadaşlarımın çoğu bu şekilde düşünüyorlar. Onlara göre Espranto dili bugün dünyada yaşadığımız dil sıkıntılarını ve dil engelini çözecek seviyede bir uluslararası yardımcı dil olmaktan çok uzak. Kanımca bir çoğu da bu tip bir problem olduğunun farkında da değiller.

Bu şekilde Esperanto dili yerine insanlar bugün başka bir milletin dilini dünya çapında öğrenip kullanmaya çalışıyorlar ve bu dilin gerçekten değişik dilleri konuşan insan toplulukları arasında bir iletişim aracı olabileceğini düşünüyorlar.  Bunun ardındaki ekonomik, askeri, ve siyasi gücü anlamıyorlar, bu dili kullanmaktan dolayı da her alanda etkisinde kaldığımız emperyalizmi göremiyorlar.

Dünyada bugün normal iletişimi engelleyen çok büyük bir karmaşa vardır.

Mesela  Avrupa Birliğinde Brexit’ten sonra İngilizce dili artık resmi bir dil değildir. Ancak bu grupta bulunan ülkeler hala aralarında İngilizce ile işlerini görmeye çalışmaktadırlar. Alınan tüm kararlar Birlik içindeki ülkelerin konuştuğu tüm dillere çevrilmekte ve bu konuda çok büyük bir kaynak israfı ve zorluklar yaşanmaktadır.

Her şeyi başka bir milletin dili ile yapmakta AB, ilginç değil mi? Peki neden Birlik içindeki güçlü ülkelerin, mesela Almanya veya Fransa’nın dili kullanılarak yapılamıyor bu çalışmalar? Çünkü herkes hala İngilizce’ye yatırım yapmaktadır ve bu yatırımı başka bir dile çevirmek mümkün değildir. Kaldı ki yapılan bu yatırımın ardından İngilizce dilini yeterince öğrenebilen çok küçük bir kesim vardır. Ve bu dili de tam olarak öğrenmek hemen hiç bir zaman mümkün olamamaktadır.

Bu konuda örnek olarak gözlerinizi ülkemize çevirebilirsiniz.

Bu yatırımı Esperanto’ya çevirmek mümkün mü? Kanımca evet! Bugün ülkemizde İngilizce konuşan insanların İngilizce dil seviyesine gelebilmek için Esperanto’da sadece 3-4 ay yeterlidir.

Okullarda bir sene boyunca önce Esperanto dilini öğretmek, sonra diğer dillerin öğrenimine geçmenin yabancı dil öğrenimi açısından çok önemli bir taktik olduğu yapılan akademik araştırmalar ile doğrulanmıştır.

Sonuç olarak günümüzde dünyada birçok kişi bu dil karmaşasını çözebilecek şeyin ,başka bir milletin dilini konuşmak olduğunu düşünüyorlar, dolayısı ile Esperanto diline ihtiyaç olmadığını söylüyorlar.

Peki bunlar Zamenhof’un diline neden bu kadar karşıdırlar?

Cevapları genelde her zaman çocukça ve aptalcadır. Deniyor ki Esperanto dili ile bu alanda iletişim mümkün değildir. Mesela bilimsel alanlarda Esperanto dilinde literatür olmadığını ama İngilizce diline hemen herşeyin çevrilmiş ve okunmaya hazır olduğunu söylüyorlar.

Bu gerçeği tartışmanın bir anlamı yok. Gerçekten bugün İngilizce dili dünyada çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak bu tip teknik dokümanların en azından değişik konulardaki terminolojilerin Esperanto diline tercüme edilmelerinin mümkün olmayacağını düşünmek de çok naif bir düşüncedir.

Bugün Esperanto dilinde yaklaşık 50 000 edebi eser (çeviri ve orijinal) mevcuttur. Benim düşünceme göre de Esperanto dilindeki bu metinler İngilizce diline göre çok daha kolay ve anlaşılır olmaktadır.

İnsanlık bu bahsettiğimiz gelişmenin ilgili basamağına ulaştığında ve bu dilin anlamını ve önemini anladığında, o gün hala Esperanto dili var olmaya devam ediyorsa yani hala birileri ona değer vermeye ve onu konuşmaya devam ediyorsa, farklı dilli milletler bu dile sarılıp onu öğrenecekler, aralarında iletişim için bu dili kullanmaya başlayacaklar ve yaratıcısına teşekkür edeceklerdir. Çünkü hemen herkes artık bir yabancı dil konuşabilecek seviyeye gelebiliyor olacaktır.

Ancak maalesef  bugün, 2018 yılında, biz insanlar bu güzel ve önemli dilin değerini anlamak için hala çok primitif bir durumdayız.

Umalım ki bizlerin ardından gelecek olan nesiller bizden daha akıllı ve öngörülü olacaklar ve onlar bu güzel imkanı, bu kolay öğrenilebilen dili bir kenara fırlatıp atmayacaklar ve Esperanto dili insanların ortak dili olacaktır.

Macaristan’dan Apáti Kovács Béla ‘nın yazdığı kısa metinden adapte edilmiştir.


Ĉu ni meritas Esperanton?

Kial mi demandas ĝin?

La respondo estas facila kaj simpla. Laŭ mi ankoraŭ homaro ne maturiĝis je tiu ĉi lingvo. Ni ankoraŭ ne staras sur tiu ŝtupo de la evoluo, ke ni povu kompreni la veran valoron de tiu ĉi grandioza lingvo.

D-ro Zamenhof kreis ĝin tro frue. Eble li devintus atendi almenaŭ du aŭ tri jarcentojn.

Nuntempe ofte influaj kaj inteligentaj personoj opinias pri ĝi negative, dirante: Esperanto ne povas plenumi la rolon de helplingvo, kiu povus solvi multe da lingvaj malfacilaĵoj.

Anstataŭ Esperanto oni prefere lernas iun disvastiĝintan nacian lingvon pensante, ĝi povos fariĝi vera komunikilo inter diverslingvaj homoj.

En la mondo estas granda lingvoĥaoso, kiu tre malhelpas la normalan komunikadon.

Estas kiuj asertas, tiun ĉi lingvoĥaoson povas solvi iu nacia lingvo. Do Esperanto ne estas bezonata.

Kial oni kontraŭas la zamenhofan lingvon?

La respondo ĉiam estas infaneca kaj stulteta. Onidire per Esperanto ne eblas komuniki kaj ĝi ne estas uzebla sur ĉiu tereno. Ekzemple fakliteraturo apenaŭ ekzistas en Internacia Lingvo. Male en la anglan lingvon preskaŭ ĉio estas tradukitaj kaj legeblaj.

Mi ne diskutas. Vere nun la angla lingvo estas uzata pli vaste, sed tio estas stultaĵo, ke tiaj tekstoj ne estas tradukeblaj al Esperanto.

Kiam la homaro paŝos sur tiun ŝtupon de la evoluo, ke estos komprenita la senco de tiu ĉi lingvo, tiam (se ankoraŭ Esperanto ekzistos) la diverslingvaj nacioj amase uzos ĝin kaj la nomo de la kreinto estos benata.

Bedaŭrinde nun en 2018 ni homoj estas tro primitivaj, lingvaj prauloj por ke ni komprenu la valoron de tiu ĉi bela kaj grava lingvo.

Mi nur povas esperi, ke nin sekvantaj generacioj estos pli ŝaĝaj ol ni.Ili ne forĵetos tiun ĉi bonegan eblon rapide kaj facile ellerni la komunan lingvon de la homaro.

Verkis: Apáti Kovács Béla el Hungario

Fonto: https://www.facebook.com/espbela/posts/10212141128227344

%d bloggers like this: