Esperanto’nun yapısal unsurları

(Bonvolu surklaki sur la bildon por pligrandigi ĝin)Elementos estructurales del Esperanto - TR 2

Advertisements

Esperanto Kurso

ESP ÖğrenelimUtku Gürdal, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Matematik Bölümünde iyi esperantist’lerden birisi. Steemit.com sayfasında Türkler için Esperanto kursu şeklinde bir seri yazı yazmaya başladı. Yazılarınabu sayfada yer vermeği planlıyoruz. Her yazıya, sıra ile aşağıdaki bağlantı litesinden ulşabilirsiniz:

Araştırma Görevlisi ve doktora öğrencisi. Türkiye’deki en

 

a – Dil öğrenmeye nereden (hangi dilden) başlamalıyım?
b – Hangi dil bu?
0 – Esperanto Ders 0: Esperanto Alfabesi
1 – ….
2 – ….
3 – ….

 

Dilin 16 Kuralı Üzerinden Hızlı bir Esperanto Kursu

L.L. Zamenhof 26 Temmuz 1887 günü geliştirmiş olduğu dili, ki o zaman adı “Lingvo Internacia” idi, “D-ro Esperanto” takma adı ile o zamanın bilinen dünyasına bir kitapçık ile yayınladı. Bu kitabın adı “Unua Libro” yani birinci kitaptır. Bu kitap 5 dilde yayınladı, Rusça, Lehçe, Almanca, Fransızca ve kısa süre sonra da İngilizce dillerinde. Zamenhof bu kitabı o zamanlar tanıdığı kişilere posta yolu ile gönderdi ve bu şekilde de Esperanto dilini dünyaya tanıtımış oldu. Leo Tolstoy da bu kitabı alanlardan birisiydi ve bir iki hafta içerisinde kendisi “tam olarak konuşamasam da metinleri çok kolay anlamaya başladım” demişti.

Unua Libro‘nun içerisinde kısa bir tanıtım, dilin gramerini oluşturan 16 kural, Zamenhof’un yaptığı bazı çeviriler, ve en sonunda da bir sözlük vardı. Kısa süre sonra dil Zamenhof’un bu kitapçıktaki takma adı ile hatırlanmaya başlandı ve Esperanto kelimesi kalıcı oldu.

26 Temmuz günü her sene dünyanın başka bir şehrinde Temmuz sonunda yapılan Esperanto Uluslararası Kongre (UK) haftasının içine düşmekte ve bu şekilde de dilin doğum günü bu kongrelerde kutlanmaktadır.

Aşağıdaki kurs bu 16 kuralı temel alarak dile hızlı bir giriş yapmaktadır. Daha önce bir yabancı dil öğrenmiş birisi biraz dikkatlice çalışırsa, kelime haznesindeki eksikliğe rağmen Esperanto dilinin yapısını çok kolay şekilde öğrenebilir.

Aşağıdaki resmin üzerine tıklayarak bu kursu başta zor gelse de hemen çalışmaya başlayabilirsiniz. Kolay gelsin.

Kurs 16 kural

 

Bâleybelen’den Esperanto’ya *

Sun’î lisân (artificial/constructed language) denildiğinde aklımıza ilk olarak Esperanto gelmektedir. Lâkin Esperanto’dan yaklaşık üç yüzyıl önce, Bâleybelen dil bilgisi kitapları, sözlüğü ve kendisiyle yazılmış onlarca kitapla mevcuttu. Peki insanlar doğal yollarla elde ettikleri diller dururken neden yeni bir dilin inşasına girişmişler? Yapma dillerin oluşturulma sebeplerinin başlıcaları şunlardır: Belli bir grup arasında bilgileri aktarmak ve farklı milletten insanların kolay öğrenebilecekleri bir dil vasıtasıyla iletişimi kolaylaştırmak.

Bâleybelen…

BaleybelenMustafa Koç Bâleybelen’in esaslı bir incelenmesini yaptı ve 2005 senesinde Bâleybelen – İlk yapma dil [1] başlıklı eseri neşretti. Eserde dilin grameri ve sözlüğü bulunmaktadır. Eserden özetlediğim bilgileri aktarıyorum.

Edirne’de doğan Muhyî-i Gülşenî (935-1013 / M. 1528-1604) burada Üçşerefeli ve Bayezid medreselerini tamamladı. Ardından öğreniminin son aşamasını Sahn-ı Seman’da tamamlamak için İstanbul’a geldi. Ebussuud Efendi ve Gelibolulu Sürurî gibi devrin meşhur ilim adamlarının derslerini takip etti. Gülşenî, Nakşî ve Ahrarî sufîleriyle irtibat kurdu [2]. Muhyî ile Ebussuud Efendi yakın ilişki içindeydi. Derslerine devam ettiği Ebussuud Efendi’yi övgüyle bahseden Muhyî onun hakkında şöyle demektedir: “İster tefsir, ister tevil ister ilm-i sûfiyeden o kadar nevâdir beyan ederlerdi ki eğer onları ömrümde tafsil edip tahrir edeydim, kifayet ederdi”. Ebussuud Efendi tarih düşürmedeki maharetinden dolayı Muhyî’ye “sâhib-i târîh” diye hitap etmekteydi [3].

Eserleri arasında Reşehât Tercümesi, Ahlâk-ı Kirâm, Şerh-i Hadîs-i Cibrîl, Şerh-i Hadîs-i Erbaîn, çeşitli Divan’lar ve Bâleybelen üzerine yazdığı eserler vardır [4].

Muhyî, kendisini “zebân-zede-i ebkemân” (dilsizlere dil veren) olarak tanımlamaktadır. Söz dizimi, Arapça esas alındığında “Lisânü’l-Muhyî” tamlamasına karşılık “Bâleybelen” karşılık gelir. Muhyî, Arapça tamlamanın karşılığı olan “Bâleybelen” ismini kullanmakta ısrarcıdır [5].

1805 senesinde Rousseau, Halep’te özel bir kütüphanede gördüğü ve mahiyetini anlayamadığı bir yazmanın giriş sayfasının kopyasını Hammer’e gönderdi. Hammer da fikrini almak için Silvestre de Sacy’e (1758-1838) gönderdi. Sekiz yıl sonra, Sacy Bâleybelen’i bir makalesiyle ilmi camiaya tanıttı. Ancak bu dilin kaybolmuş bir millete veya Doğu kabalistlerinin gizli bir dili olduğunu düşünmüştü. Büyük bir sabırla dili çözümlemeye uğraştı. Başka bir Doğu araştırmacısı Alessandro Bausani, Sacy’e atıflarla dile dikkat çekti. Bausani, bu dilin oluşumunu Fazlullah Esterabadî’nin kurucusu olduğu Hurufîlik ekseninde değerlendirdi. 1974 senesindeki eserinde, Bausani Bâleybelen’i ilk yapma dil olarak nitelemektedir. Bâleybelen’in Türkiye’de tanınması ilk olarak, 1966 senesinde Midhat Sertoğlu’nun Hayat Tarih Mecmuası’nda neşrettiği bir makaleyle oldu [6].

Osmanlı müelliflerinden, Hüseyin Kefevî Râznâme’sinde, Gelibolulu Âlî (1541-1600) Künhü’l-Ahbâr’da, Nev’îzâde Atâî (1583-1635) Şakaik zeyli Hadâku’l-hakaik’te ve Kâtip Çelebi (1609-1657) Fezleke’de Bâleybelen’e temas eder [7].

Muhyî oluşturduğu dil hakkında şunları dile getirmektedir: “Öyle müstakil bir dil oluşturdum ki böylesini ademoğlu yapmadı. Türkçe ve Farsça’yı bu dile aktardım, Arapça’nın dizilişini kullanarak bu binayı sağlamlaştırdım”.[8]

En az emek ilkesinin işletilmeye çalışıldığı Bâleybelen’de, Arapça’da bulunan tensiye (ikil), müennes (dişil), kural dışı çokluk şekilleri gibi yapılara yer verilmez. Kelime köklerinin belirlenmesinde ilham ve diğer dillerden yapılan alıntılar esas alınır. Bâleybelen’in söz dizimi Arapça’dan, kelime gruplarında Farsça’dan, genel yapı bilgisinde Türkçe ve Farsça’dan yararlanılmıştır. Ural-Altay, Hint-Avrupa ve Sami dilleri ayıklanarak Bâleybelen oluşturulmuştur. Bâleybelen’de kullanılan alıntı kelimeler düşük bir yüzdeyi teşkil etmektedir [9].

Muhyî bu dili oluştururken yazı ve konuşma dili olarak kullanılmasını göz önünde tutmuştur. Bundan dolayıdır ki, dili anlattığı eserde ses hadiselerine yer verir. Gramer kaidelerini anlattığı eserleri Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınmıştır. Kurallara verilen bol örnekler, Türkçe, Farsça ve Arapça karşılıkları ile birlikte verilir. Bütün gayretlerine karşı dilin yayılmasında yeterli imkana sahip olmadığının farkındadır [10]:

Gerçi kılmadı bu dâ’iye zemân
Ki irem ol deme ki cümle cihân
Bu dil ile diyeler işideler
Hukemâ-veş bu tarîka gideler

Bâleybelen’den birkaç örnek cümle:

 

Esperanto…

Esp at a glanceEsperanto ile ilgili bilgiler Edmond Privat’ın Esperanto at a Glance [11] isimli eserinden alınmıştır. Eserin kapağında “Her millete kendi milli dili, insanlığa beynelmilel bir dil” sloganı bulunmaktadır. Aşağıdaki bilgiler eserin 9-10 sayfaları arasından derlenmiştir [12].

Leibniz’den (1646-1716) sonra birçok Avrupalı bilgin yapay dünya-dilleri sistemi oluşturmaya çalışmışlardır. Ancak bunların hepsi teorik ve pratik olmayan projelerdi. 1880 senesinde Johann Martin Schleyer’in “Volapük” dili tüm dünyada başarı elde etti ve böyle bir dilin oluşturulabileceğini ispatlandı. Lâkin bu sistem oldukça zordu, yapaydı ve mevcut dillere ve onların modern tekâmülüne yeterince önem vermemişti. Volapük iç hayata sahip değildi. Uzmanlar dilin değişimi üzerinde tartışmaları sürdürürken veya bu uzmanların büyük bir kısmı Esperanto olarak bilinen yeni sistemi ele alırken, birkaç yıl sonra Volapük’ün yerini Esperanto aldı.

Esperanto, Polonyalı göz doktoru L.L. Zamenhof (1859-1917) tarafından oluşturuldu. Bulunduğu şehirde, Leh dili, Rusça, Almanca ve Eskenazi dilleri konuşuluyordu. Bu farklı dilleri konuşanlar arasındaki, sıklıkla zulme varan, mücadele Zamenhof’u boş zamanlarını nötr bir dil oluşturmaya adamasına sevk etti. Bu sayede farklı milletler arasında barışıl ilişkileri teşvik edecekti. Öğrenciyken çalışmaya başladı ve 1887 senesinde 28 yaşındayken “Doktoro Esperanto” ismiyle ilk gramer kitabını neşretti. O zamandan beri ciddi bir ilerleme kaydeden dil yüz binin üzerinde bir topluluğa sahip oldu ve yaklaşık bin kişi anadil olarak bu dili kullanmaktadır . Özgür ansiklopedi sloganıyla ortaya çıkan Wikipedia‘da, Esperanto yaklaşık 112 bin (31 Mart 2009 tarihinde) madde ve 16400 kullanıcıya sahiptir. Türkçe Vikipedi’nin yaklaşık 126 bin madde ve 213 bin kullanıcı içerdiğini düşünürsek, Esperanto’nun dili yayma misyonuna sahip bir kitlesinin olduğunu söyleyebiliriz.

Dr. Zamenhof aslında yapay bir dil değil, modern dillerin başlıcalarının bir çeşit sentezini yaptı. Dilin kelime hazinesi için pek çok beynelmilel kökler seçti. Esperanto’da çoğunluğu teşkil eden telefono, telegrafo, teatro, arto, muziko, onklo, sukcesi, miraklo gibi kelimeler modern Avrupa dillerine aittir. Diğer kelimeler – mesela trinki, varma, blua, tempo, glaso, granda, tablo, inko, tago, lerni – Avrupa dillerinin en büyüklerinin üçüne aittir. Böyle bir esas Esperanto’yu Latince, Almanca ve İngilizce karışımı bir dil yapmaktadır.

Esperanto’dan birkaç örnek cümle:

Li estas bona (He is good / O (erkek) iyidir)
Kio estas sur la tablo? (What is on the table? / Masanın üzerinde ne vardır?)
Kiu parolas? (Who speaks? / Kim konuşuyor?)

Referanslar:

[1] Mustafa Koç, Bâleybelen- ilk yapma dil, İstanbul, 2005.
[2] Mustafa Koç, a.g.e., s. 12.
[3] Mustafa Koç, a.g.e., s. 26.
[4] Mustafa Koç, a.g.e., s. 44-52.
[5] Mustafa Koç, a.g.e., s. 54.
[6] Mustafa Koç, a.g.e., s. 55-57.
[7] Mustafa Koç, a.g.e., s. 62.
[8] Mustafa Koç, a.g.e., s. 59.
[9] Mustafa Koç, a.g.e., s. 67-68.
[10] Mustafa Koç, a.g.e., s. 79.
[11] Edmond Privat, Esperanto at a glance, New Jersey, 1908.
[12] Edmond Privat, a.g.e., s. 9-10.

————-

[*] 31/3/2019 da Mâverd adlı blog’da yayınlanan bu makale aşağıdaki bağlantıdan değişiklik yapılmadan aktarılmıştır: http://maverd.blogspot.gr/2009/03/baleybelenden-esperantoya.html

Türkiye Esperanto Hareketinin kısa hikayesi – Mallonga rakonto de la Turka Esperanto Movado *

Türkiye’nin (o zamanlar Osmanlı devleti) ilk bilinen Esperantistleri Selanik’te Michel A. Arama, İstanbul’da S. Kedami (1901), Aydın’da Mehmed Cevdet Bey, Giresun’da A. Khatenessian olarak nakledilir. Solon Orfanidis ve Kakobo Gueron 1909 Aralık ayında Esperanto grupları oluşturdu ve 1910’da T. E-Asocio isimli Esperanto grubu 10 üye ile birlikte kuruldu. Ayrıca İzmir’de de başka bir grup kuruldu. Aynı zamanlarda Johano Sapuncoğlu ve Sıdkı Efendi’nin yürüttüğü küçük bir hareket de mevcuttu.

Esperanto hareketinde Türkiye’de oluşan ilk kaydadeğer canlanma 1913-1925 yılları arasında İstanbul’da yaşayan Anakreon Stamatiadis önderliğinde yürütülmüştür. Stamatiadis 1920’de İstanbul’da bir Esperanto cemiyeti kurmuş ve burada 1921’den 1924’e kadar Esperanto dilinde gazete yayımlamıştır. Bu cemiyet Pera’da Sakız Ağaç Sok. Ağa Cami No:8 adresinde bulunmaktaydı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bu cemiyetin logosundaki harflerin Türk harflerine çevrilmesi koşuluyla faaliyetlerinin devamına izin vermekle birlikte, İstanbul Belediye Meclisi’nin derneğin faaliyetlerine izin vermemesi sonucunda 25 Nisan 1927’de resmi izinle Türk Esperanto Derneği (TEA) kuruldu ancak bu dernek uzun süre faaliyette kalamadı.

Türkiye’de ikinci bir Esperanto hareketi 1970’li yıllarda Emekli Albay Hayrettin Dural öncülüğünde ortaya çıktı. İstanbul’da Türkiye Esperanto Derneği adında bir dernek kurup bu derneğe başkanlık yapan Hayrettin Dural, ücretsiz Esperanto kursları verdi, Kadıköy’de Esperanto sergisi düzenledi, dernekte Esperanto ile ilgili 10 derslik bir kitap yayınladı, Esperanto-Türkçe Büyük Sözlük adındaki sözlüğünü hazırlamaya çalıştı ancak bitiremedi, “Dünya Dili Esperanto” adında bir kitap yazıp yayımladı. Ancak Hayrettin Dural’ın ölümünün ardından dernek işlevini yitirdi.

2000 yılında Hayrettin Dural kurduğu derneği Enver Yalçın’a devretti ancak dernek 2003’te kapandı. Artık sadece bir grup bağımsız esperantist var Türkiye. Bir çok eski esperantist Esperanto’ya olan ilgilerini kaybetmiş olmalarına rağmen 2014 yılından sonra yeni esperantist’lerin sayısında bir artış ve bazı yeni çabalar izlenmektedir. Örneğin Stano Marĉek’in 40’tan fazla dile çevrilen eğitim kitabı “Esperanto per Rekta Metodo” Türkçe’ye çevrildi. İlk defa olarak Türkiye’den Esperanto dünyasına bir kitap hazırlanıp yayınlandı : iki dilli (Türkçe ve Esperanto) “Nazım Hikmet Esperanto Antolojisi”. 2016’nın başından itibaren “Turka Stelo” adında elektronik formatta bir dergi her ay tüm dünyadaki aboneleri ile buluşuyor. MONA yani Ortadoğu ve Kuzey Afrika grubunda olan Türkiye dört kere Esperanto buluşmaları organize etmiştir, sonuncusu da 2016 Nisan başında Ürgüp’te gerçekleştirilmiştir. Lernu ve Zagreba Metodo web sayfaları ile bazı broşürler ve Amikumu uygulaması Türkçe’ye çevrilmiş ve Türkçe dilinde kullanılabiliyor. Bu web sayfası ayağa kaldırılmış, sürekli olarak bazı Esperanto tanıtımları yapılmakta, ve her sene bazı Esperanto kursları verilmektedir.

Bugün bir değil hatta iki dernek (UEA’ya bağlı Esperanto Derneği ile TEJO’ya bağlı Esperanto Gençlik Derneği) kurma talebi ve niyeti olsa da, bu derneği kuracak ve zaman ayırabilecek kişilerin azlığı, derneğe üye olmak ve aidat ödemek isteyecek yeterli esperantist sayısından emin olunmaması, ayrıca Türkiyedeki dernekler yasasının katı kurallarından ve de maddi olanaksızlıklardan dolayı bu konuda karar verme sğreci sürekli olarak daha ileri bir tarihe itilmektedir.


 

Estas rakontata, ke la unuaj Esperantistoj en Turkujo (tiam la Osmana ŝtato) estis Michel A.Arama en Tesaloniko, S.Kedami (1901) en Istanbulo, Mehmed Cevdet Bey en Aydin urbo, A.Khatenessian en Giresun urbo. Solon Orfanidis kaj Kakobo Gueron en decembro 1909 formis Esperanto-grupojn kaj en la jaro 1910 ili kreis la T.E-Ascocion kun grupo de 10 esperantistoj. Estis ankaŭ alia malgranda Esperanto movado, kiun gvidis Johano Sapuncuoğlu kaj Sidki Efendi.

La unua menciinda vigligo en la Esperanto movado okazis inter la jaroj 1913 kaj 1925 sub la gvidado de Anakreon Stamatiadis en Istanbulo. Stamatiadis en 1920 formis Esperanto societon en Istanbulo kaj eldonis gazeton en Esperanto lingvo inter la jaroj 1921 kaj 1924. Tiu societo  troviĝis ĉe adreso Sakız Agac strato, Aga Cami 9, Pera. La registaro de la nova Turka Respubliko unue provis fermi la asocion pro la strangaj literoj en la logo de la asocio, sed poste permesis la daŭrigon de ĝi per la ŝanĝo de tiuj literoj. Tamen la istanbula municipalo malpermesis la funkciadon de tiu asocio, do poste en la 25-a de aprilo 1927 kun oficiala permeso, TEA aŭ Turka Esperanto Asocio estis fondita sed ĉi tiu asocio ne sukcesis funkcii dum longa tempo.

En Turkujo la dua Esperanto movado ekaperis en la  1970-aj jaroj kun la iniciato de pensiulo kolonelo Hayrettin Dural. Li formis asocion nomita “Turkiye Esperanto Dernegi” (Turka Esperanto Asocio) kaj gvidis lin, organizis senpagajn Esperanto-kursojn, en Kadikoy distrikto li organizis Esperanto ekspozicion, li verkis kurso libron pri Esperanto kun 10 lecionoj, kaj provis prepari  sian vortaron “Esperanto-Turka Granda Vortaro” sed ne sukcesis fini ĝin. Li verkis kaj eldonis libron nomita “Dunya Dili Esperanto” (Monda Lingvo Esperanto). Sed post la morto de Hayrettin Dural la asocio perdis sian funkcion.

La asocio kiun Hayrettin Dural kreis sed liveris al Enver Yalcın en la jaro 2000, fermiĝis en la jaro 2003. Nuntempe ekzistas nur grupo de individuaj esperantistoj en Turkujo. Kelkaj malnovaj esperantistoj jam perdis siajn interesojn al Esperanto tamen ekde la jaro 2014 la nombro de novaj esperantistoj iomete kreskis kaj oni observas kelkajn novajn klopodojn. Ekzemple, la lernolibro de Stano Marĉek “Esperanto per Rekta Metodo” tradukita al pli ol 40 lingvoj estis tradukita al la turka lingvo. Por la unua fojo libro estis eldonita por Esperantujo el Turkujo, la du lingva (turka kaj Esperanto) libro  : “Nazım Hikmet Poezia Antologio”. Ekde la komenco de 2016, monata revueto en elektronika formo nomita “Turka Stelo” estas liverata al ĝiaj abonantoj tra la tuta mondo. Turkujo apartenas al MONA (Mezorienta kaj Nordafrika) grupo, kaj ĝis nun kvar kunvenoj estis organizitaj en Turkujo kaj la lasta en Urgup urbeto en Kapadokio en la komence de aprilo 2016. Lernu kaj Zagreba Metodo retejoj, kelkaj broŝuroj kaj la Amikumu aplikaĵo estis tradukitaj kaj nun estas uzeblaj en turka lingvo. Ĉi tiu retejo estis kreita, kelkaj prezentadoj pri Esperanto estas daŭre organizataj kaj kelkaj Esperanto kursoj okazas ĉiu jare.

Nuntempe kvankam estas la instigo kaj intenco krei ne nur unu sed du asocioj (Esperanto Asocio ligita al UEA kaj Junulara Esperanto Asocio ligita al TEJO), la malgranda nombropro de tiuj, kiuj kreos kaj estros la asociojn pro manko de tempo, la necerta nombro de esperantistioj, kiuj membriĝos kaj pagos la jaran kotizon por financi la asociojn, plue la striktaj kondicoj kaj reguloj fondi asociojn en Turkujo kaj pro la financa neebleco, la decido estas daŭre forpuŝata al pli postaj tagoj.


* Kaynak/Fonto: Enciklopedio de Esperanto (1933) L.Kökény V.Bleier

TurkaEsperantoMovado 2

TurkaEsperantoMovado 3

TurkaEsperantoMovado 1

Esperantistler

Untitled 3

Esperanto tanıtımı / Prezento de Esperanto

Tekirdag tanitimi

29 Eylül Cuma günü Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinde düzenlenen “Dilbilimsel Türkolojide Yeni Yaklaşımlar” adlı çalıştayda İstanbul Medeniyet Üniversitesi araştırma görevlisi Pınar SELBir Yapay Dil Örneği Olarak Esperanto” adlı sunumu yaptı. Dinleyici kitlesini üniversite öğrencileri ve öğretim elemanlarının oluşturduğu sunum yaklaşık yarım saat sürdü. Öncelikle yapay dil kavramına değinilip, dünyadaki örnekleri sıralandı. Sonrasında Zamenhof ve Esperanto’nun ortaya çıkışı anlatıldı. Önce Esperanto alfabesi tanıtıldı, ardından sözcük örnekleriyle dil tanıtılmaya çalışıldı. En son olarak dünyada ve Türkiye’de Esperanto’nun yeri konuşuldu.

 


La 29-an de septembro, esperantistino Pınar SEL, kiu estas asistantino en “İstanbul Medeniyet Universitato”, faris prezenton titolitan “Esperanto kiel ekzemplo por artefarita lingvo” en la laborkunsido “Novaj Alproksimiĝoj en Lingvistika Turkologio” en Namik Kemal Universitato en Tekirdağ urbo, proksime al Istanbulo. La partoprenantoj estis universitataj studentoj kaj fakultataj membroj. La prezento daŭris ĉirkaŭ duonhoron. Une, la koncepto de artefarita lingvo kaj ĝiaj ekzemploj en la mondo estis menciitaj. Poste, Zamenhof kaj la apero de Esperanto estis rakontita. La Esperanto-alfabeto kaj lingvo estis enkondukita kun ekzemploj de vortoj. Fine, la loko de Esperanto en la mondo kaj Turkujo estis diskutita.

Avrupa Diller Günü – Eŭropa Tago de Lingvoj – 26/09

Avrupa Diller Günü

26 Eylül’deki Avrupa Diller Günü’nü bizimle kutlayın!

Avrupa’daki dil çeşitliliğini uluslararası dil Esperanto ile birlikte kutlayın.

Avrupa Diller Günü (EDL)

Avrupa’da dil çeşitliliğini kutlamak isteyen HERKES’in GÜNÜ.

2001 yılından bu yana Strasbourg’daki Avrupa Konseyi inisiyatifi ile, her yıl 26 Eylül’de Avrupa Diller Günü kutlanmaktadır. Bu günün hedefi, dil öğrenmenin önemi ve kültürlerarası anlayış için çok dilliliğin arttırılması konusunda farkındalık yaratmak , Avrupa’nın zengin dilsel ve kültürel çeşitliliğini tanıtmak, ve hayat boyu okulda ve okul dışında dil öğrenmeyi teşvik etmektir.

Aslında, iki dillilik, diğer dillerin öğrenilmesini kolaylaştırır ve düşünme yeteneğini geliştirir. Yani bu kutlamamız, Avrupa’da dil çeşitliliğini kutlamak isteyen HERKES içindir. Bütün üye ülkeler, ortaklar ve bireyler bu konuda örnek olarak, dil buluşması, kutlamalar, turlar, açık büfe yemekler gibi aktiviteler, veya dil veya diller ile ilgili bir blog başlatmak türü şeyler organize edebilir veya bu tip bir organizasyonun parçası olabilirler.

Uluslararası dil Esperanto, dünyadaki dil ve kültürel çeşitliliği destekler ve saygı duyar. Esperanto’nun arkasında bir devlet, ekonomik sistemler, emperyalist çabalar, veya diğer halkları, onların dillerini yok etmek, pazarlarını ele geçirmek gibi çabalar yoktur. Esperanto’nun arkasında sadece, tüm kültürler ve tüm diller için adalet amaçlayan, ve insanlar arasında barış isteyen iyi niyetli kişiler vardır.

Daha fazla bilgi için 37 dilli Avrupa Diller Günü (EDL) sayfasına (www.coe.int/EDL) gidebilir, ve bizimle birlikte bu günü 26 Eylül’de kutlayabilirisiniz!

*** Lucia Li Lu tarafından Katalin Kovats ve Renato Corsetti’nin hazırladığı metinlerinden adapte edilmiştir.


 

 

Festu kun ni la Eŭropan Tagon de Lingvoj je la 26a de septembro!

Festi lingvan diversecon en Eŭropo kun la internacia lingvo Esperanto

La Eŭropa Tago de Lingvoj (ETL)

La TAGO por ĈIUJ, kiuj volas festi lingvan diversecon en Eŭropo.

Laŭ iniciato de la Konsilio de Eŭropo en Strasburgo ekde 2001 oni festas ĉiujare la Eŭropan Tagon de Lingvoj je la 26a de septembro. La tago celas  konsciigi homojn pri la graveco de lingvolernado por la kreskigo de plurlingveco kaj interkultura interkompreniĝo, diskonigi la riĉan lingvistikan kaj kulturan diversecon de Eŭropo kaj stimuli dumvivan lingvolernadon en- kaj ekster-lerneje.

Fakte, dulingveco faciligas la lernadon de kromaj lingvoj kaj plibonigas la kapablon pensi. Do nia celebro estas por ĈIUJ, kiuj volas festi lingvan diversecon en Eŭropo. Ĉiuj membro-ŝtatoj, partneroj kaj individuoj povas organizi aŭ kun-organizi aktivaĵojn, ekzemple organizi eventon kiel lingvo-kunvenon, feston, turneon, bufedon, kaj komenci prilingvan blogon, ktp. Vi povas diskonigu vian eventon kaj registru ĝin en la datumbazon de la ETL-retejo.

La internacia lingvo Esperanto respektas kaj subtenas lingvan kaj kulturan diversecon tra la mondo. Malantaŭ Esperanto ne estas ŝtatoj, ekonomiaj sistemoj, imperiismaj strebadoj, nek popoloj, kies intereso estus la malaperigo de aliaj popoloj, ties lingvoj, aŭ akiro de iliaj merkatoj. Malantaŭ Esperanto estas nur bonvolaj homoj, kiuj celas justecon por ĉiuj kulturoj kaj ĉiuj lingvoj, en paco inter la popoloj.

Iru al la retejo de ETL (www.coe.int/EDL) por pliaj informoj en 37 lingvoj kaj festu kun ni la Eŭropan Tagon de Lingvoj je la 26a de septembro!

*** Tekstoj de Katalin Kovats kaj Renato Corsetti, adaptita de Lucia Li Lu.

 

Esperanto tanıtımı / Prezento de Esperanto

Bugün, 10 Eylül günü, Kadıköy “Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesinde” Esperanto tanıtımı yapıldı. Dinleyici kitlesi 30 kişi civarında ve yüksek seviyede yani en az bir yabancı dil bilen kişilerdi ve aralarında hem genç hem orta yaştan kişiler vardı.

İki sunum yapıldı:

1) Esperanto’nun ne olduğuna dair, tarihi, kurumları, kültürü, ve Türkiye Esperanto hareketi hakkında hızlı bir genel sunum. Sunum yaklaşık olarak 35 dakika sürdü.

2) Esperanto diline hızlı bir giriş. Hızlı bir kurs gibi olan bu sunum “İlk Kitap”taki 16 dil kuralına dayanılarak hazırlandı ve yaklaşık 60 dakika sürdü.


Hodiaŭ, la 10-a de septembro, ni prezentis Esperanton en la “Sciencfikcia Biblioteko Özgen Berkol Doğan” en Kadıköy distrikto, la azia parto de Istanbulo al aŭskultantaro de preskaŭ 30 homoj. La partoprenantoj estis altkvalitaj kiuj scipovis almenaŭ unu fremdan lingvon, kaj estis ambaŭ junaj kaj maljunaj homoj.

Ni faris du prezentojn

1) Rapida ĝenerala prezento pri kio estas Esperanto, ĝia historio, ĝiaj institucioj, ĝia kulturo, la turka movado ktp, kiu daŭris preskaŭ 35 minutoj

2) Rapida enkonduko al Esperanto lingvo. La enkonduko estis bazita sur la 16 reguloj de la Unua Libro kaj tiu daŭris preskaŭ 60 minutoj.


20170910 foto ikili

Esperanto ölmedi! Medya’da çok az yer almasına rağmen…

la justa lingvo

Ancak Esperanto tam olarak nedir?

Esperanto 19. yüzyılın sonunda Leh göz doktoru ve dilbilimci L.L.Zamenhof tarafından yaratılmış bir dildir. Dil son derece basit ve evrensel karakterdedir! Zaten Esperanto dili de tam olarak bunun için özel olarak tasarlanmıştır: dilin kökeninin bir önemi olmaksızın mümkün olduğu kadar çabuk öğrenilebimesı ve başka bir dilin hakimiyetine tabi olmaksızın kültürler arası iletişimi kolaylaştırmak.

Esperanto tarafsız bir dildir ! Çünkü diğer ulusal dillerin aksine, onu konuşan herkese ait olan bir dildir.

Esperanto adil bir dildir! Dünya üzerindeki dominant dillerin aksine, ekonomik egemenliği sayesinde, sadece o dili konuşanların lehinde olan ama kültürel çeşitiliği yok etmeye çalışan bir dil değildir. Örnek olarak bugün İngilizcenin olduğu gibi, Anglo-American ülkeleri lehinde olan ve kendi kültürünü ve sosyo-ekonomik modelini dünyanın en uzak nokatalarına kadar yaymaya çalışarak dünyayı standardize etmeye çalışan bir dil değildir.

Esperanto dili dünya üzerindeki her bir bireye karşısındaki bireye doğru bir adım atmasını sağlayan ve onunla iletişime geçmesini mümkün kılan bir dildir. Böylece dünyadaki bireyler birbirlerine dil ve kültür açısından eşit bir mesafeye ve adil bir ilişkiye sahip olurlar!

Tekdüzeliğe, kültürel formatlamaya, HAYIR!
Çeşitliliğe EVET! Tarafsız ve eşitlikçi bir dile EVET!

Bu şansa sahip olmanın fırsatından faydalanalım!

YAŞASIN ESPERANTO!

Esperanto dilini keşfetmek için:
http://tr.lernu.net/
https://www.facebook.com/groups/esperanto.turkiye/
https://esperantoturkiye.wordpress.com/

Metin ve çizim ve Robin Guinin
Tercüme eden Vasil Kadifeli

 

 

%d bloggers like this: